Yemen'deki Husilerin Taiz'e 6 yıldır uyguladığı abluka halkın belini büktü
Husilerin ablukası ve özellikle birçok yardım girişini engellemesi nedeniyle Taiz kentinde insani durum ve sağlık koşulları tamamen kötüleşti
Husiler 6 yıl önce bölgede hükümet güçleri ile yaşanan şiddetli çatışmalarla eş zamanlı olarak Taiz'e abluka uygulamaya başladı.
Ablukanın yıllardır devam etmesi ve özellikle birçok yardım girişinin engellenmesi nedeniyle kentte insani durum ve sağlık koşulları tamamen kötüleşti.
Bu süreçte hükümet güçleri 18 Ağustos 2016'da Taiz'in güneybatı tarafından kuşatmayı kısmen kırmayı başardı ve geçici başkent Aden dahil olmak üzere Taiz'i güney vilayetlere bağlayan yolun kontrolünü ele geçirdi.
Kuşatma kısmen kırılmış olsa da Husiler özellikle doğu tarafında yer alan ve şehri Havban bölgesine bağlayan geçiş noktasını ve kuzeydeki vilayetlere ulaşımı sağlayan en önemli geçiş noktalarını kontrol etmeye devam ediyor.
- Abluka yüzünden dakikalık mesafeler saatlerle aşılıyor
Husilerin ablukası Taizlilerin belini bükmüş durumda. Ablukadan önce Taiz’e ve ülkenin kuzey vilayetlerine gelmek isteyen Yemenliler, önce Havban'a gidiyor, oradan da Taiz’in merkezine 10 ila 15 dakikada ulaşıyordu.
Abluka başladıktan sonra ise halk Taiz’e gitmek için alternatif bir yolu kullanarak kırsal alanlardan ve engebeli yollardan geçmek zorunda kalıyor
Bu yolu kullanarak Havban’dan Taiz’e ulaşmak yaklaşık 8 saati buluyor. Bu süre, hava şartları ve yolun kötüleşmesi gibi bazı etkenlerden dolayı daha da uzayabiliyor.
Ulaşımın bu kadar kötüye gitmesi ve eskiden dakikaları bulan yolcuğunun saatler sürmesi sebebiyle yolcular yaklaşık 30 kat daha fazla ulaşım ücreti ödüyor.
Taiz’den Aden gibi güney vilayetlere giden yolcular ise yine engebeli geçiş noktalarını kullanmak zorunda kalıyor. Bu yolculuk da ablukadan önce 2 saat iken şimdi yaklaşık 5-6 saat kadar sürüyor.
- Hastalar tedavi olmakta zorluk çekiyor
Şehirde ablukanın uzun süredir devam etmesi ürün fiyatlarını da olumsuz etkiledi. Nakliye ücretlerinin yükselmesiyle ürünlerin fiyatları da hızlı bir şekilde arttı.
Ablukadan önce Hudeyde ve Aden limanlarından gelen tankerler ve nakliye tırları doğu sınır kapısını kullanıyordu. Şu anda tüm bu araçlar önceki yola göre ulaşımın saatlerce daha fazla sürdüğü güneybatı sınır kapısını kullanmak zorunda kalıyor.
Nakliye araçlarının yolu uzatması sebebiyle de ücretlerde büyük bir artış yaşandı. Bu artış sebebiyle Yemen halkı uzun süredir protestolar düzenliyor.
Tüm bunların yanı sıra böbrek yetmezliği ve kanser gibi müzmin hastalıklardan muzdarip Yemenliler için hayat daha zorlu geçiyor.
Taiz’in kırsal kesiminde yaşayan Yemenliler ilaç almak için saatler süren yolculuklarla şehir merkezine gelmek zorunda kalıyor. Ablukadan dolayı büyük bir sıkıntı yaşayan hastalar, fiziksel ve psikolojik sıkıntıların yanı sıra mali problemlerle de baş etmeye çalışıyor.
- Stockholm Anlaşması
Yemen hükümeti, Husiler ile Aralık 2018'de İsveç'in başkenti Stokholm'da Taiz kentindeki kuşatmanın kaldırılması da dahil olmak üzere hayati ve insani maddeleri içeren anlaşma imzaladı.
Anlaşma çerçevesinde iki taraf, Birleşmiş Milletlerin (BM) himayesinde iki komite kurmayı kabul etti. Bu komitelerin görevi, Taiz'deki insani durumu çözmek için bir mekanizmayı tartışmak ve durumu tekrar abluka öncesindeki haline getirmekti.
Ancak bu komite Taiz'deki insani durumu çözmek için bir toplantı dahi yapmadı ve hiçbir ilerleme sağlamadı
- Sürekli tekrarlanan gösteriler
Taizliler 2015'ten beri Husilerin uyguladığı ablukaya tepkileri ortaya koymak için onlarca gösteri düzenledi.
Göstericiler, Husileri kenti ablukayla boğmak ve binlerce sivili öldürmek ve yaralamakla suçlarken, Husiler konuyla ilgili suskunluğunu sürdürüyor.
Geçen günlerde sosyal medyada geniş çaplı kampanya başlatarak Taiz'de abluka sonucu yaşanan sorunları dile getiren aktivistler, ablukayı kırmak için Husilere sürekli uluslararası baskı yapılmasını talep ettiler.
Yemen'in en kalabalık vilayeti olan Taiz'in merkezi de dahil olmak üzere yüzde 60'ını hükümet kontrol ederken, yüzde 40'ı Husilerin elinde bulunuyor, ancak Husiler, Havban bölgesindeki gıda ve tüketici fabrikalarından çok sayıda vergi topladığı için vilayetin gelirlerinin yaklaşık yüzde 70'ini alıyor.
Dünyanın en fakir ülkeleri arasında yer alan Yemen'de 7 yıldır süren iç savaş nedeniyle büyüyen insani kriz korkunç boyutlara ulaştı.
BM'ye göre 30 milyon nüfuslu ülkenin 22 milyondan fazlası yardıma ve korumaya ihtiyaç duyuyor.
Ülkede temiz suya erişimin olmaması, yetersiz beslenme, ilaç ve tıbbi malzemedeki eksiklik gibi nedenler de kolera başta olmak üzere salgın hastalıklara davetiye çıkarıyor.
