Tarım ve Orman Bakanlığının 2022 bütçesi Plan ve Bütçe Komisyonunda

AK Parti Giresun Milletvekili Cemal Öztürk: "Tarım ve Orman Bakanlığının ne kadar fedakar çalıştığına bizzat şahidim" CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer: "2002'de 1 ton buğday satan çiftçi 33 gram altın alırken bu yıl 4 gram altın alıyor" MHP İzmir Milletvekili Tamer Osmanağaoğlu: "Fahiş fiyat artışları mercek altına alınmalı"

09 Kasım 2021 - 22:10
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülen Tarım ve Orman Bakanlığının 2022 bütçesi üzerine milletvekilleri söz aldı.

MHP İzmir Milletvekili Tamer Osmanağaoğlu, çiftçilerin, üretimden kopmaması ve dünya pazarında daha güçlü rekabet edebilmesi için tarımsal girdi fiyatlarının düşürülmesine yönelik adımlara hız verilmesini istedi.

Fahiş fiyat artışlarının mercek altına alınması gerektiğini belirten Osmanağaoğlu, "Tarımsal girdi fiyatlarındaki fahiş artışların ardında yatan gerçek nedenler masaya yatırılmalı." dedi.

Osmanağaoğlu, özellikle sahipsiz hayvanların yiyecek ve su ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için sonuç alıcı projelerin hazırlanmasının önemini dile getirdi.

- "Tarım ve Orman Bakanlığının tarımdan haberi yok"

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, "Tohum, ilaç, mazot, yem, sulama suyu için kullanılan elektrik faturası fiyatları almış başını gidiyor. Gübre zamlarının peşinden koşsanız yetişilmiyor. Plansızlık, öngörüsüzlük tarım alanında sırıtıyor." diye konuştu.

Gürer, 1 dekar buğday üretimi için gübre desteğinin 4 lira, 1 dekar için buğday üretiminde kullanılan gübreye gelen zammın ise 350 lira olduğunu dile getirerek, "Bu nasıl destek? 2002'de 1 ton buğday satan çiftçi 33 gram altın alırken bu yıl 4 gram altın alıyor. Taklit ve tağşişle ilgili bir yıldır açıklama yapmıyorsunuz. Tarım ve Orman Bakanlığının tarımdan haberi yok." ifadelerini kullandı.

Türkiye İşçi Partisi Hatay Milletvekili Barış Atay Mengüllüoğlu, yaban hayatının bitirildiğini iddia ederek, dağ keçileri ve geyiklerin öldürülmemesi için çalıştıklarını anlattı. Mengüllüoğlu, "Neden ısrarla öldürtmek istediğinizi anlamış değiliz. Türkiye'de bir erkek dağ keçisi, bir ABD'li tarafından öldürüldü. Bahane çok enteresan, 'Üreme yeteneğini yitirmiş bir keçi olması.' Neye göre karar verdiğinizi anlamak çok güç. Doğadaki üreme yeteneğini kaybeden bütün canlıları katletmek gibi bir politikanız mı var? Ya da birkaç bin dolar için ABD'den birinin gelip bu ülkede bir canlıyı katletmesi sizi gerçekten hiç mi rahatsız etmiyor?" diye sordu.

HDP Şanlıurfa Milletvekili Ayşe Sürücü, "tahıl ambarı" olarak adlandırılan Türkiye'nin, sarımsak, pamuk, buğday, saman ve mercimeği dahi ithal eder hale geldiğini savundu.

Mevsimlik tarım işçilerinin, düşük ücretlerle günde ortalama 12 saat, sigortasız ve güvencesiz çalıştığını, barınma ve eğitim zorlukları yaşadığını söyleyen Sürücü, mevsimlik tarım işçileri arasında olumsuz yaşam koşullarından en çok kadın ve çocukların etkilendiğini dile getirdi.

- "Türkiye sahte bal cenneti"

CHP Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel, Türkiye'nin, "sahte bal cenneti" olduğunu ileri sürerek, "Marketlerdeki raflarda yer alan balların yüzde 90'ı sahte. Çocuklarımızı suni balla zehirliyorlar." dedi. Adıgüzel, Tarım ve Orman Bakanlığının bu konuda gerekli denetimleri yapmadığını savundu.

- "Türkiye'de şirket kurduktan sonra yabancı olmaktan çıkar"

AK Parti Giresun Milletvekili Cemal Öztürk, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli'nin, zor bir dönemde bakanlığa atandığını, görevini 3 yılı aşkın süredir başarıyla yürüttüğünü ifade etti.

İnsanlığın, salgın nedeniyle zor günler geçirdiğini, iklim değişiklikleri ve kuraklığın, dünyayı etkilediği gibi Türkiye'yi de etkilediğini aktaran Öztürk, "Gıda fiyatlarındaki ve üretim girdilerindeki aşırı dalgalanmaların arttığı bu dönemde, yerinde müdahalelerle ve doğru politikalarla bu zor dönemi kolay hale getirmeye çalışıyorsunuz. Sayın Bakanım, size ve ekibinize teşekkür ediyoruz." diye konuştu.

Kovid-19 salgınının, gıda güvenliğinin önemini ortaya çıkardığını, dünya genelinde gıda arzında büyük sorunlar yaşanmasına rağmen Türkiye'nin, bu konuda herhangi bir problem yaşamadığını belirten Öztürk, "Tarım ve Orman Bakanlığının ne kadar fedakar çalıştığına bizzat şahidim." dedi.

"Fındık fiyatının düşük olduğu" konusundaki eleştirilere de değinen Öztürk, şunları kaydetti:

"TMO, fındıkta müdahale alımı yapmasaydı, bugün bazı arkadaşlarımız fiyatları beğenmiyorlar ama bu fiyatlar daha düşük seviyelere inebilirdi. TMO'nun yerinde müdahaleleri, özellikle sezona girmeden önce açıklanan bu müdahale fiyatları üreticimiz tarafından memnuniyetle karşılanmış ve Türkiye bundan kazançlı çıkmıştır. Son 3 yıldır izlenen alım politikaları sayesinde Türkiye hem ihracatta kazanıyor hem de müstahsilimiz bundan kar ediyor.

Fındık konusunda bir firma ismi verilerek, 'Hükümet buna destek veriyor' deniliyor. Yabancı sermaye Türkiye'de şirket kurduktan sonra artık yabancı olmaktan çıkar ve bir anlamda yerlileşir. Kar transferiyle kendi ülkelerine para götürseler bile üretimden istihdama, vergi vererek Türkiye bütçesine katkı yapan yabancı sermayeli işletmeler de Türk işletmeleridir. Kaldı ki adı geçen firma, bir Türk şirketini satın alarak Türkiye'de yatırım yapmıştır. Sermaye düşmanlığı, 1980 öncesinde klasik sol görüşlü arkadaşların yaptığı bir işti. Geldiğimiz noktada Türkiye'ye değer katan her firma bizim için saygıya değerdir."

Komisyon Başkanı Cevdet Yılmaz, bugün bir rekor kırdıklarını belirterek, Tarım ve Orman Bakanlığı bütçesi üzerinde 69 milletvekilinin söz aldığını kaydetti.