Nakliye fiyatlarındaki artış Türkiye'yi uluslararası yatırımlarda cazip hale getiriyor

DEİK Yönetim Kurulu Üyesi ve Türkiye Asya Pasifik İş Konseyleri Koordinatör Başkanı Murat Kolbaşı: "Türkiye, Almanya'nın doğusundan Çin'in batısına kadar olan bölgede her sektörde üretim üssü en güçlü ülke konumuna geldi" "Özellikle Asya'da üretilip Avrupa'ya getirilen ürünlerde ödenen nakliye fiyatlarındaki artışlardan dolayı, havaleli ürün dediğimiz ürünlerin pazara yakın bir yerde üretilmesi çok daha ciddi bir avantaj sağlıyor" "Altyapısı kuvvetli, yan sanayisi kuvvetli olan Türkiye öne çıkıyor. Türkiye'nin şu an da yatırım alma şansı hakikaten yüksek"

t
08 t 2021 - 11:50
YUNUS TÜRK- Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Yönetim Kurulu Üyesi ve Türkiye-Asya Pasifik İş Konseyleri Koordinatör Başkanı Murat Kolbaşı, "Asya'da üretilip Avrupa'ya getirilen ürünlerde ödenen nakliye fiyatlarındaki artışlardan dolayı, havaleli ürün dediğimiz ürünlerin pazara yakın bir yerde üretilmesi çok daha ciddi bir avantaj sağlıyor, üretici açısından. Bu noktadan bakıldığında da alt yapısı kuvvetli, yan sanayisi kuvvetli olan Türkiye öne çıkıyor." dedi.

Kolbaşı, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, 1996 yılında AB ile yaptığı anlaşmalar çerçevesinde Türkiye’nin Almanya başta olmak üzere AB'de birçok firma için üretim bazında alternatif bir yatırım ülkesi olduğunu ifade etti.

Türkiye'nin 1996’dan bugüne kadar altyapı olarak sanayisini ciddi anlamda geliştirdiğini aktaran Kolbaşı, rakamlara bakıldığında Türkiye'nin bazı sektörlerde Çin’den hemen sonraki en büyük tedarikçi konuma geldiğini ve hatta bazı alanlarda daha iyi seviyede olduğunu dile getirdi.

Kolbaşı, sektör olarak incelediğinde Türkiye'nin birçok sektörde üretim anlamında ilk beşte olduğuna işaret ederek, şunları söyledi:

"DEİK olarak zaman zaman diğer STK'lar ile yaptığımız araştırmalarda şunu görüyoruz; Türkiye, Almanya'nın doğusundan Çin'in batısına kadarki bölgede her sektörde üretim üssü en güçlü ülke konumuna geldi. Daha önce bu sınırlar içerisinde İtalya bizi zorlayabiliyordu ama birçok sektörde artık geçtik onları. Dolayısıyla, Türkiye bu geniş coğrafyanın aşağı yukarı en önemli üretim üssü pozisyonunda."

- "Avrupa'ya Türkiye’den ithal ettikleri zaman bir kere vergiye girmiyorlar"

Türkiye'nin üç kıtaya dokunan yani Avrupa, Asya ve Afrika'ya dokunan stratejik bir yerde olduğunu anımsatan Murat Kolbaşı, "Bu konuda özellikle Asya'da üretilip Avrupa'ya getirilen ürünlerde ödenen nakliye fiyatlarındaki artışlardan dolayı, havaleli ürün dediğimiz ürünlerin pazara yakın bir yerde üretilmesi çok daha ciddi bir avantaj sağlıyor, üretici açısından. Bu noktadan bakıldığında da alt yapısı kuvvetli, yan sanayisi kuvvetli olan Türkiye öne çıkıyor. O yüzden Türkiye'nin şu anda yatırım alma şansı hakikaten yüksek." değerlendirmesinde bulundu.

Kolbaşı, Türkiye'nin AB'ye bir şekilde entegre olduğunu belirterek, "Avrupa'ya Türkiye’den ithal ettikleri zaman bir kere vergiye girmiyorlar. Sektörel bazda baktığınız zaman ne olursa olsun konteynıra az adetle giren ürünler öne çıkıyor. Çünkü neticede bir otomobil dediğinde bir büyük elektrik süpürgesi dediğinde hava taşıyorsun, bir yerden bir yere bitmiş ürün getirdiğin zaman. Bu şekilde, havaleli dediğim, geniş, büyük ürünlerde Türkiye avantaj sağlıyor. Yani sektör olarak baktığımızda birim olarak ürünün büyük olup, havaleli nakliyede yer tutan ürünlerin, nakliye maliyetleri yüzdesel olarak iki haneye yaklaşan ürünlerin, Türkiye'de üretilmesi daha avantajlı oluyor. Buna, otomobil ve buzdolabı gibi ürünleri örnek olarak verebiliriz." ifadelerini kullandı.

- "Türkiye'nin kendi iç pazarı da büyük"

Türkiye’de 65 farklı ülkeden yaklaşık 75 bin yabancı sermayeli şirketin olduğunu anımsatan Kolbaşı, "Tabii bunların hepsi sanayici değil, ticaret yapanlar da var. Türkiye, yabancı firmaların ilgisinin olduğu bir konumda uzun yıllardan beri. Türkiye'nin kendi iç pazarı da büyük. Türkiye'de bir ürün ürettiğiniz zaman Renault, Fiat örnekleri gibi iç pazarda dominant olabiliyorsun. Bu, 80 milyonluk ülkede ciddi bir avantaj sağlıyor. Çünkü pazarın kendisi çok büyük." diye konuştu.

Murat Kolbaşı, Doğu Avrupa ülkelerinin toplam iç hacminin Türkiye'nin iç hacmi kadar yapmadığına dikkati çekerek, şöyle devam etti:

"Çünkü nüfus yok. Yani bunun ülkenin büyüklüğü, küçüklüğü ile alakası yok. Nüfus olmadığı için. O yüzden Türkiye'nin böyle bir avantajı da var. Türkiye yatırım yapıldığı zaman yine özellikle Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Avrupa'ya kolayca geçiş sağlayabiliyorsun. Bu bakımdan bakıldığında Türkiye öne çıkıyor. Tabii, daha önce bu kadar yere alternatif bakılmıyordu. Alışılmış bir düzen içerisinde genelde Asya ülkelerine uzanılıyordu. Ama şimdi Türkiye, pandemi döneminde de gösterdi kendini. Türkiye'nin yan sanayisinin çok kuvvetli olması onu iyi bir üretim üssü yapıyor."

Türkiye'nin genç nüfusunun oldukça fazla olmasının teknoloji ve girişim sermayesi yatırımlarını çekmesinde avantaj sağladığını belirten Kolbaşı, "Reel sanayide Avrupa özellikle Almanya hiç göz ardı etmez. Çünkü Almanya'nın bugün verilerine baktığınız zaman kuvvetli olduğu yerler hep reel sanayidir yani otomotiv, çelik sanayi ve makine gibi ağır sanayi alanlarıdır. Dolayısıyla reel sanayini de halen unutmuş değiller. Tabii aynı zamanda hem teknoloji ve girişim sermayesi yatırımlarına da sıcak bakıyorlar." açıklamasını yaptı.