GİSBİR Ortaokulu hizmete açıldı

Milli Eğitim Bakanı Özer: "İlk açılması gereken ve son kapatılacak yerler okullar diyerek ve eğitim öğretimin yüz yüze açık kalmasının bir eğitim meselesi olmaktan çıkıp artık bir milli güvenlik meselesine dönüştüğü vurgusuyla yola çıktığımız ve 5 ay kesintisiz, başarılı bir şekilde uyguladığımız süreci bugün itibarıyla aynı kararlılıkla devam ettiriyoruz" AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım: "Son 20 yılda Türkiye Cumhuriyeti gibi zor bir coğrafyada yer alan, önemli güvenlik kaygıları olan bir ülkenin bütçesinde bir numaraya eğitimi yerleştirmesi, eğitime bakışımızın en önemli göstergesidir"

GİSBİR Ortaokulu hizmete açıldı
07 Şubat 2022 - 15:20
Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, "İlk açılması gereken ve son kapatılacak yerler okullar diyerek ve eğitim öğretimin yüz yüze açık kalmasının bir eğitim meselesi olmaktan çıkıp artık bir milli güvenlik meselesine dönüştüğü vurgusuyla yola çıktığımız ve 5 ay kesintisiz, başarılı bir şekilde uyguladığımız süreci bugün itibarıyla aynı kararlılıkla devam ettiriyoruz" dedi.

Türkiye Gemi İnşa Sanayicileri Birliği (GİSBİR) tarafından Tuzla'da yaptırılan GİSBİR Ortaokulu, Milli Eğitim Bakanı Özer ve AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım'ın katıldığı törenle hizmete açıldı.

Bakan Özer, açılış töreninde yaptığı konuşmada, 2021-2022 eğitim öğretim yılının ikinci döneminin öğrenci ve öğretmenlere hayırlı olmasını diledi.

Kovid-19 salgını sürecinin dünyayı hazırlıksız yakaladığını, yeni dönüşümlerin ve yeni başlangıçların tetiklenmesine vesile olduğunu anlatan Özer, bu süreçten en fazla etkilenen alanında eğitim olduğunu söyledi.

Bakan Özer, ülkelerin en kalıcı ve sürdürülebilir sermayesinin beşeri sermaye olduğunu belirterek, okulların sadece eğitim ve öğrenmenin yapıldığı mekanlar değil, aynı zamanda nesillerin yetiştiği, kişisel gelişimlerini sağladıkları, psikososyal gelişimlerini gerçekleştirdikleri, akran eğitiminin gerçekleştirildiği mekanlar olduğunu ifade etti.

Uzaktan eğitimle telafi edileceklerin sadece öğrenme kayıpları olmadığını, psikososyal sağlamlılık ve diğer parametrelerle ilgili de çok sayıda şeyin mutlaka telafi edilmesi gerektiğini aktaran Özer, "Onun için 6 Eylül 2021 tarihinden itibaren kararlılıkla, ilk açılması gereken ve son kapatılacak yerler okullar diyerek ve eğitim öğretimin yüz yüze açık kalmasının bir eğitim meselesi olmaktan çıkıp artık bir milli güvenlik meselesine dönüştüğü vurgusuyla yola çıktığımız ve 5 ay kesintisiz, başarılı bir şekilde uyguladığımız süreci bugün itibarıyla aynı kararlılıkla devam ettiriyoruz." diye konuştu.

- "Mesleki eğitim merkezlerinde kayıtlı öğrenci sayısı bugün itibarıyla 320 bine ulaştı"

Son 19 yılda eğitimde müthiş bir dönüşüm gerçekleştiğini ifade eden Özer, şunları kaydetti:

"Okul öncesinden yüksek öğretime kadar 81 ilde bine yakın ilçede tüm noktalarda okullaşma oranını artırmak, vatandaşın çocuklarının, gençlerinin eğitime erişimini kolaylaştırmak için inanılmaz bir seferberlik başladı ve bu seferberlik hala aynı azimle, aynı kararlılıkla devam ediyor.

2000'li yıllarda 200 binlerde olan okul öncesindeki öğrenci sayısı bugün 2 milyonlara yaklaştı. İlkokulda, ortaokulda, lisede, yüksek öğretimdeki öğrenci sayısı, okullaşma oranları, OECD seviyelerine yaklaştı. 2000'li yıllarda ortaöğretimdeki okullaşma oranı yüzde 44'ler seviyesindeyken, yani ortaöğretim seviyesindeki iki gencimizden biri okula gidemezken bugün yüzde 90'lara ulaştı. Yükseköğretimdeki net okullaşma oranı yüzde 14'ten yüzde 44-45'lere ulaştı.

Rakamları telaffuz etmek çok kolay ama bunları gerçekleştirmek için Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan gibi güçlü bir lidere, tüm illerde gece-gündüz demeden çalışan güçlü insanlara ihtiyaç vardı. Allah'a şükür ülkemiz bu süreci çok başarılı bir şekilde tamamladı. Türkiye bu gelişmeyi, büyümeyi kaliteye rağmen yapmadı. Kalite odaklı bir şekilde yaptı. Sadece okullaşmadaki öğrenci sayılarını artırmadı. Aynı zamanda yeni okullar, derslikler yaparak derslik başına düşen öğrenci sayısını da azalttığı gibi öğretmen başına düşen öğrenci sayısını da OECD ortalamalarına yaklaştırdı."

Son 19 yılda temel eğitimdeki öğretmen sayısının 2 kat, ortaöğretimdeki öğretmen sayısının 3 kat arttığını aktaran Özer, şu anda 1,2 milyon öğretmenin eğitim sistemine katkı sunduğunu, bunların yaklaşık yüzde 74'ünün son 19 yılda eğitim öğretime katıldığını dile getirdi.

Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, İstanbul'un Milli Eğitim Bakanlığı'nın odağını oluşturduğuna dikkati çekerek, "2022'de İstanbul'a ayırmış olduğumuz pay 5 milyar TL. En büyük bütçeyi İstanbul'a ayırdık. İnşallah arsalarla ilgili bazı yerlerdeki problemler çözüldüğü zaman bu 5 milyarı çok daha yukarı noktalara çıkartacağız. İstanbul'un 2022 yılı sonu itibarıyla eğitimle ilgili sorunlarını çözmekte çok önemli bir mesafe almış olacağız." dedi.

Özer, Mesleki Eğitim Kanunu'nda yapılan değişikliği de anımsatarak, "Bu düzenlemeden önce Türkiye'deki tüm mesleki eğitim merkezlerinde kayıtlı öğrenci sayısı 159 bin iken bugün itibarıyla 320 bine ulaştı. 1,5 ay gibi kısa sürede mesleki eğitim merkezlerindeki öğrenci sayımız yüzde 100'ün üzerinde artmış oldu." bilgisini paylaştı.

- "Türkiye'nin önemli bir üstünlüğü var. O da genç beyinlerimiz, genç kuşaklarımız"

AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım da bugün insanlığın en fazla muhtaç olduğu şeyin, okumak, öğrenmek, bilgiye sahip olmak, bilgiyi üretmek ve insanlığın faydası uğrunda kullanmak olduğunu ifade etti.

Yıldırım, "Son 20 yılda Türkiye Cumhuriyeti gibi zor bir coğrafyada yer alan, önemli güvenlik kaygıları olan bir ülkenin bütçesinde bir numaraya eğitimi yerleştirmesi, eğitime bakışımızın en önemli göstergesidir. Özellikle son birkaç yılda eğitim bütçesi sürekli savunma bütçesinin önünde geliyor." dedi.

Okul öncesi eğitim konusuna değinen Yıldırım, Türk Kızılay ile başlattıkları "81 ile 81 anaokulu" projesinde 55'in üzerinde okulu tamamladıklarını, diğerlerinin ise devam ettiğini kaydetti.

Binali Yıldırım, okul öncesi eğitimin 3 yıl içerisinde istenen düzeye getirilmesinin hedeflendiğini belirterek, bu noktada en fazla ihtiyacı olan ilin İstanbul olduğunu, hayırseverlerin bu alana yatırım yapmasını talep ettiklerini kaydetti.

İnsana yapılan yatırımın nesilden nesile devam ettiğini vurgulayan Yıldırım, şöyle konuştu:

"Ne yatırım yaparsak insana, onun mutlaka karşılığını göreceğiz. Ve görüyoruz. Türkiye petrolü olan, doğal gazı -biraz bulduk ama- olan bir ülke değil. Yani mutlak üstünlüğü yok. Ama Türkiye'nin önemli bir üstünlüğü var. Mukayeseli üstünlüğü var. O da genç beyinlerimiz, genç kuşaklarımız. Bizi, Cumhuriyetimizin 100. yılına muasır medeniyetler seviyesinin üzerine taşıyacak işte bu genç, dinamik nüfusumuz. Gelişmiş ülkelerde artık nüfus çok yaşlandı. Gerek alın teri, gerek akıl teri üretecek insanların sayısı gittikçe azalıyor. O yüzden Türkiye'nin bu anlamda geleceği çok parlak, çok güzel imkanlarımız var. Gençlerimiz bizim enerjimiz, bizim geleceğimiz, bizim güvencemiz. Onlara yapılacak her türlü yatırım misli misline geriye dönecek. Bundan zerre kadar şüphemiz yok."

Mesleki eğitimin öneminden de bahseden Yıldırım, ortaokul sonrasında velilerin çocuklarını meslek liselerine yönlendirmelerinin onların istikbali açısından olduğu kadar Türkiye'nin ve sanayisinin de ihtiyacı bakımından çok önemli olduğunun altını çizdi.

Binali Yıldırım, dün akşam Cumhurbaşkanı Erdoğan ile telefonda görüştüklerini dile getirerek, "Gayet iyi, sağlığı da. Kendisinin de Emine Hanımefendi'nin de sağlığı yerinde. Ama Cumhurbaşkanı'mız rahatı sevmez, orada da boş durmuyor, yine devlet işlerini takip ediyor. Bu bir alışkanlık. Ne yapsanız, hasta da olsanız alışkanlıklar değişmiyor. Tez zamanda karantina süresini tamamlayıp başımızda görmek istiyoruz. Çok geçmiş olsun diyoruz." ifadelerini kullandı.

AK Parti TBMM Grup Başkanı İsmet Yılmaz ise çağdaş uygarlık seviyesinin üzerine ancak eğitimle çıkılabileceğini, ülkelerin gücünün iyi eğitime sahip, nitelikli insan gücünden geldiğini kaydetti.

Yılmaz, eğitim iyiyse her şeyin iyi olacağını, eğitim aksadığında her şeyin aksadığını belirterek, "Türkiye'nin eğitimi iyidir. Bugün Türkiye bölgesinde lider, dünyanın önemli ülkelerinden biri, satın alma gücü paritesi bakımından ilk 15 ülke arasındaysa bunu eğitimine borçludur. Türkiye'nin mukayeseli eğitim üstünlüğü iyi eğitilmiş beşeri sermayesidir." dedi.

GİSBİR Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kıran'ın da okul hakkında bilgi verdiği törende, konuşmaların ardından hediye takdimine geçildi. Daha sonra, Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, AK Parti TBMM Grup Başkanı İsmet Yılmaz ve katılımcılar, kurdele keserek okulun açılışını gerçekleştirdi.

Okulu da gezen Bakan Özer ve Yıldırım sohbet ettiği öğrencilerle hatıra fotoğrafı çektirdi. Yıldırım'ın öğrencilere, "Okullar açık kalsın değil mi?" sorusunu yöneltmesi üzerine, öğrencilerden "evet" yanıtı geldi.

Buradaki programın ardından, Bakan Mahmut Özer, AK Parti Genel Başkanvekili Yıldırım ve beraberindekiler Tuzla'daki Binali Yıldırım İlkokulu ve Anaokulu'nu da ziyaret etti.

Sınıfları ve atölyeleri gezen Özer ile Yıldırım, çocuklarla sohbet etti. Çocuklarla birbirlerine karşılıklı hediye veren Özer ve Yıldırım müzik atölyesine girerek öğrencilerin söyledikleri şarkıları dinledi. Özer ve Yıldırım gezdikleri sınıflarda öğrencilerle hatıra fotoğrafı çektirdi.

Törende, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı, öğretmen ve öğrenciler de hazır bulundu.