Döngüsel ekonomide Avrupa Yeşil Mutabakatı Eylem Planı önemli bir adım
İstanbul Maden ve Metaller İhracatçı Birlikleri Genel Sekreteri Armağan Vurdu: "Türkiye olarak döngüsel ekonomimizi güçlendirmek için gerekli adımların atılması, sanayici başta olmak üzere tüm üretim bileşenlerinin bu anlamda desteklenmesi, doğru yol haritalarının çizilmesi için Avrupa Yeşil Mutabakatı Eylem Planı'mızın önemli bir temel teşkil ettiğini düşünüyorum" "Türkiye olarak döngüsel ekonomimizi güçlendirmek için küresel gelişmelere paralel olarak sanayici başta olmak üzere tüm üretim bileşenlerinin iş birliği yapması ve bu anlamda desteklenmesi gerektiğini düşünüyoruz"
Türkiye'nin en büyük ticaret ve yatırım ortağı olan Avrupa Birliği (AB), 2050 yılına ilişkin karbonsuz ekonomi yol haritasını Avrupa Yeşil Mutabakatı kapsamında oluşturuyor. AB'nin yeni ekonomik büyüme stratejisi olarak kabul edilen Yeşil Mutabakat'ın en önemli bileşenlerinden birisi "döngüsel ekonomi" olurken, bu yıl ve 2022'de AB Döngüsel Ekonomi Eylem Planı'nın uygulama unsurlarını şekillendirecek düzenlemeler uygulanacak.
Döngüsel ekonomi kapsamında, atık azaltımı, dayanıklılık, geri dönüşüm, yeniden kullanım, onarım döngüsellik yaklaşımı gözetiliyor, sürdürülebilir ürün politikası sisteme entegre ediliyor, gerek iklim değişikliği ile mücadele gerekse ham madde maliyetlerinin düşürülmesi gibi temel hedefler amaçlanıyor.
Avrupa Yeşil Mutabakatı, AB'nin küresel ticaret içindeki hacmi itibarıyla uluslararası ticaret sistemini şekillendirme niteliğine sahip. Bu nedenle Türkiye'nin de aralarında yer aldığı ticaret ortakları açısından önemli bir dönüşüm sürecine işaret ediyor.
İMMİB Genel Sekreteri Armağan Vurdu, son yıllarda sektörlerin, ülkelerin ve küresel ticaretin ana gündem konusu olan döngüsel ekonomiyle ilgili AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.
Dünyada birçok ülkenin, döngüsel ekonomiye yönelik çeşitli ticaret politikaları ve önlemleri uyguladığını belirten Vurdu, Dünya Ticaret Örgütü'ne (DTÖ) döngüsel ekonomi ile ilgili en sık bildirilen önlem türünün devlet desteği olduğunu, "devlet desteği" başlığı altına hibeler ve doğrudan ödemeler, tercihli krediler ve kredi garantileri, gelir ve fiyat desteği gibi önlemlerin dahil edildiğini bildirdi.
Vurdu, "Türkiye olarak döngüsel ekonomimizi güçlendirmek için gerekli adımların atılması, sanayici başta olmak üzere tüm üretim bileşenlerinin bu anlamda desteklenmesi, doğru yol haritalarının çizilmesi için AYM Eylem Planı'mızın önemli bir temel teşkil ettiğini düşünüyorum." dedi.
Yaşanan iklim felaketleri ve kaynak krizlerinin tüm dünyayı kaynak verimli ve çevreci üretime yöneltirken dünyanın da döngüsel ekonomi gibi yeni kavramları gündemine aldığını bildiren Vurdu, şunları kaydetti:
"Ülke olarak yeniden kullanım, onarım, yenileme, yeniden üretim ve geri dönüşüm gibi temel döngüsel ekonomi faaliyetleriyle ilgili mal, ara mal, ham madde ve hizmet ticaretini kolaylaştırmanın yanı sıra ticaret politikalarında; döngüsel ekonomi hedefleriyle kamuda, özel sektörde, sanayide, ham maddede ve küresel ticarette doğru adımları hep birlikte atmalıyız. Bu kapsamda temmuz ayında Ticaret Bakanlığımızca açıklanan Avrupa Yeşil Mutabakatı Eylem Planı'nda yer alan döngüsel ekonomiye yönelik hedefler tüm paydaşlar için bir temel teşkil ediyor."
- "Ticaret politikalarını döngüsel ekonomi hedefleriyle daha iyi uyumlayarak ilerlemek gerekir"
Armağan Vurdu, ticaret politikalarını döngüsel ekonomi hedefleriyle daha iyi uyumlayarak ilerlemek gerektiğini belirterek, "Bu vesileyle bu faaliyetlerin maliyet, kalite, iş gücü becerileri gibi avantajlar açısından mümkün olan en iyi lokasyonlarda gerçekleşmesi sağlanabilir, döngüsel ekonomi faaliyetlerinde bulunan şirketlere geri kazanılmış malzeme tedarikinde daha geniş bir ağ erişimi sağlanabilir. Daha geniş bir tüketici tabanına erişimin yanı sıra bu, şirketlerin eko tasarım ve inovasyona, tersine lojistik ve döngüsel iş modellerinin diğer yapı taşlarına yatırım yapma isteğini güçlendirecektir." ifadelerini kullandı.
Ülkelerin, döngüsel ekonomiyle ilgili çeşitli ticaret politikaları ve önlemler uyguladığını anlatan Vurdu, "2009 ila 2017 yılları arasında DTÖ'ye bildirilen önlemlerin bir analizine göre, döngüsel ekonomi ile ilgili yeniden kullanım, onarım, yeniden üretim, geri dönüşüm, biyolojik olarak parçalanabilirlik, atıktan enerji elde etme, atıkla ilgili teknolojiler ve inovasyon gibi çeşitli faaliyetlerle ilgili yaklaşık 370 önlem belirledi. Bu önlemlerin yaklaşık yarısının geri dönüşümle ilgili önlemler olduğu görüldü." şeklinde konuştu.
Vurdu, yeniden kullanım ve onarım ile ilgili önlemlerin yüzde 16'yı temsil ettiğine işaret ederek, şunları kaydetti:
"Bunu yüzde 11 ile biyolojik olarak parçalanabilirlik ve yine yüzde 11 olan atıkla ilgili teknolojiler ve inovasyonla ilgili önlemler izliyor. Önlemlerin yaklaşık yüzde 6'sı atıktan enerji elde etme, yüzde 4'ü ise yenileme ve yeniden üretime ilişkin.
Söz konusu analize göre, DTÖ'de döngüsel ekonomi ile ilgili olarak en sık bildirilen önlem türü, devlet desteği. En sık bildirilen ikinci önlem türü teknik düzenlemeler, standartlar ve uygunluk değerlendirme prosedürleri olup tüm önlemlerin yüzde 25'ini oluşturuyor. Üçüncü sırada ise tüm önlemlerin yüzde 21'ini temsil eden ticaret yasakları ve lisans gereklilikleri bulunuyor. Türkiye olarak döngüsel ekonomimizi güçlendirmek için küresel gelişmelere paralel olarak sanayici başta olmak üzere tüm üretim bileşenlerinin iş birliği yapması ve bu anlamda desteklenmesi gerektiğini düşünüyoruz."
